Daha iyi bir gelecek için

Önce Kadınlar ve Kız Çocukları

Sayı 2, Haziran 2006
                                                        

A Türkiye'de Kadınların ve Kız çocuklarının haklarını koruma ve destekleme ortak progrımı bülteni

Üye ol Arşiv Program Sayfası  BM Projeleri English  İrtibat

Programda yer alan illerde kadınların durumlarının belirlenmesi için kamuoyu yoklamaları yapıldı

Prof Dr. Ayata sonuçları BMOP için değerlendirdi



Araştırma sonuçları, Ortak Programın önemini ve gereğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kadınlar siyasi yaşam içinde daha fazla yer almak istiyorlar.

Programın önemli bir ayağını, kamuoyu yoklamaları aracılığıyla kadınların durumunun ve taleplerinin belirlenmesi oluşturuyor.

Söz konusu araştırmaların sonuçlarının, illerde sivil toplum kuruluşlarını sorunlara çözüm getirecek projelere öncelik verme, yerel yönetimlerine de şehirlerinde yaşayan kadınların sorunlarını ve ihtiyaçlarını bir diğer bakış açısından yeniden değerlendirme imkanı tanıyacağı düşünülmektedir.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşe Ayata sonuçları, Yrd. Doç.  Aykan Erdemir ve Yrd. Doç. Ayça Ergün ile birlikte Birleşmiş Milletler Ortak Programı için değerlendirdi.

Araştırmada öne çıkan unsurlardan biri de başta genç nüfus olmak üzere kadınların yerel karar mekanizmalarında daha aktif rol alma isteğidir.

Prof. Dr. Ayata'nın da belirttiği üzere, sosyal yaşamın çeşitli aşamalarında ayrımcılıktan şiddete kadar bir çok olumsuzluk ile karşılaşan kadınların "toplumsal ve siyasal katılımlarının arttırılması kadın erkek eşitliğinin sağlanmasını, kadınların ihtiyaç ve taleplerine duyarlı politikalar geliştirilmesini ve kadınların siyasette temsiliyetlerinin artmasını sağlayacaktır.

Araştırma, kadınların gerektiğinde siyasi eğilimlerini bir yana bırakarak kadın konularına duyarlı bir partiye oy verme eğilimlerinin erkeklere nazaran daha fazla olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Prof. Dr. Ayata'nın belirlemelerine göre, kadınlar yerel yönetimde kendilerinin temsil olunması gerektiğini erkeklerden daha fazla düşünmektedirler. Yerel yönetimlerin hizmet alanlarının kişlerin özel yaşamlarına yakınlığı, kadınları, Belediyelerin temel hizmetlerinin (yol, su, elektrik gibi) yaygın kullanıcılarının başında getirmektedir. Bu hizmetlerin aksamasından en çok onlar rahatsız olur.

Araştırmanın bazı sonuçları ise şöyle:

  • Kadına şiddet uygulayanlar sırasıyla eşi (%73), anne-babası (%27) ve ağabey ve kardeşleridir (% 8.5). Erkeklerde kadına karşı şiddeti bazı hallerde onaylama yaklaşımı en çok üniversite mezunları arasında görülebilmektedir. Bu durum kadının özel alanda daha baskıcı ve şiddete dayalı eylemlere maruz kaldığının göstergesidir.
  • Gerek kadınlar gerekse de erkekler töre cinayetlerinin bir insanlık suçu olduğu düşüncesine katılmaktadırlar. Ancak erkeklerin (%17,4)  kadınlara (yüzde 8,5) oranla töre cinayetlerini daha fazla onayladıklarını belirtmek gereklidir.
  • Erkekler, kamusal eşitlik söylemini kabul etmekle birlikte özel yaşamda eşitlikçi değerleri daha az savunmaktadırlar.
  • Kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe sahip olunmak istenen ve sahip olunan çocuk sayısı da düşmektedir. Okur yazar olup olmamak sahip olmak istenilen çocuk sayısını yüzde 50 oranında etkilemektedir.
  • Kadınların işgücüne katılımları altı ilde erkeklerden çok daha düşüktür ve yüzde 17.3 ila yüzde 24,5 arasında değişmektedir.
  • Kadınların çalışmamalarının nedenleri iki ana grup içinde değerlendirilebilir. Birinci grup aile kaynaklı nedenlerdir. Kocanın çalışmaya izin vermeme oranı bazı illerde yüzde 40’lara dayanmaktadır. İkinci grubu ise iş bulamadığı için çalışamayan kadınlar oluşturmaktadır. Doğu illerinde bu oran da yüzde 40’ın üstündedir.
  • Mesleki eğitim almak isteyen kadınların en çok bilgisayar eğitimi (yüzde 20 ila yüzde 30) ve biçki-dikiş-terzilik eğitimi almak istedikleri görülmektedir. Genç kadınların birinci tercihi bilgisayar öğrenmek iken (15-24 ve 25-34 yaş grubu) daha yaşlı kadınlar (35-44 ve 55-64 yaş grubu) biçki-dikiş ve halı dokumacılığı kurslarını tercih etmektedirler. Bu da genç kadınların mesleki eğitimi hem çalışmak hem de dünyaya açılıp bilgi edinmek için amaçladığını göstermektedir.
  • Kadınların yaklaşık yüzde 80’i yasalarda yer alan eşitlikçi düzenlemelerden haberdardır. Kadınların büyük çoğunluğu yasal düzenlemelerin kadın erkek eşitliğini sağlanması konusunda yetersiz olduğu düşünmektedirler. 
  • Araştırma, kadınların (% 64,2) gerektiğinde siyasi eğilimlerini bir yana bırakarak kadın konularına duyarlı bir partiye veya adaya oy verme eğilimlerinin erkeklere (% 53,8) nazaran daha fazla olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
  • Kadınların oy kullanma oranı yüzde 80’lerin üzerindedir. Kadınlar, erkeklere nazaran, yerel yönetimde kendilerinin daha fazla temsil edilmeleri gerektiğini düşünmektedirler.
  • “Kadının yeri evidir” (kadının yeri evidir yargısına katılan kadınların oranı yüzde 30 ila yüzde 40 arasında değişmektedir) yaklaşımına özellikle erkeklerden gelen onay da dikkate alındığında, kadının çalışmasına yönelik olarak aileden gelen çok önemli bir ideolojik engel olduğu anlaşılmaktadır. Bu engelin gerçeklere dayanmadığını ama yine de kadın ve erkek pekçok kişi tarafından benimsediğini görüyoruz.
  • Kadınlar için temel ihtiyaçlar eğitim, sağlık, iş olanaklarının sağlanması, doktor, kadın sığınma evleri, kreş, yaşlı bakım evleri, ücretsiz hukuki danışmanlık ve kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasıdır.
  • Kadınlar, sorunlarının çözülmesi için politikalar geliştirilerek kadın erkek eşitliğinin sağlanmasını talep etmektedirler. Ancak kadın-erkek eşitliğinin yasalarda yer aldığı bilinse de aile içi uygulamalarda geleneksel yargılara ve değerlere öncelik tanınmaktadır.
  • Kadınlar eşitlikçi değerleri kabul etmeye, karar alma süreçlerine katılmaya hazırdır.
  • En öz haliyle kadınlar değişmeye açıktır ve kadınları değiştirmenin yolu eğitimden geçmektedir. 

Şehirlere göre kamuoyu yoklamaları sonuçlarına yan sayfadaki bağlantılar aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

İzmir

Kars

Nevşehir

Şanlıurfa

Trabzon

Van