ENGLISH
Ana Sayfa| Gürcistan|Ermenistan|Azerbaycan UNFPA Global Sitesi|İletişim
UNFPA
Ülke Profili
Üreme Sağlığı
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Nüfus ve Kalkınma
Ergenler ve Gençler
Projeler
Ortaklar
Haberler
Rapor ve Yayınlar
Staj
İş Olanakları
 
 
 
 
 

 

Haberler

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ve Nüfusbilim Derneği’nin“Türkiye’de Ensest Sorununu Anlamak” başlıklı araştırmasının sonuçları açıklandı

“Dünya’da en fazla anne babamıza güveniriz. Eğer en güvendiğiniz insanlar sizi istismar ederlerse, dünya’da hiç kimseye güvenemezsiniz...(araştırmaya katılan bir psikolog)”

Ensest, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada, tanımı bir kültürden diğerine değişmekle birlikte, üzeri örtülen, konuşulmayan bir olgudur. Ensestin bir insan hakları ihlali olduğu tüm uluslararası sözleşmelerde de yer alan bir gerçektir. Öyle ki, bireyin beden bütünlüğünü, mahremiyetini, üreme haklarını elinden alan bu durum, genellikle çocuk yaşta başlayarak uzun süre “aile bütünlüğünü bozmamak adına gizli kalarak devam etmekte ve kişinin gelecekteki yaşamı için de gerek psikolojik, gerek sosyal, gerekse de cinsel anlamda tehdit oluşturmaktadır. Ensest yol açtığı sosyal sonuçların yanı sıra, bir cinsel şiddet olgusu olarak, kısa, orta ve uzun vadede üreme sağlığı açısından birçok sağlık sorununa neden olmaktadır.

“Türkiye’de Ensest Sorununu Anlamak” başlıklı araştırma, ülkemizde hemen hemen hiç konuşulmayan ve birkaç akademik çalışma dışında çok az bilinen bu konuyu konuşulur kılmak amacıyla Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun desteğiyle, Nüfusbilim Derneği tarafından yürütülmüştür. Bu çalışma ile alandaki eksikliklerin ve gereksinimlerin tespit edilmesi açısından önemli bir boşluğun doldurulması ve bundan sonra yapılacak çalışmalara altyapı oluşturulması amaçlanmıştır.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), tüm dünya üzerinde yürüttüğü çalışmalarını herkesin sağlıklı ve eşit haklardan yararlandıkları bir yaşam sürmelerine adamıştır. Kadın, erkek, çocuk istisnasız bu yaşam; her türlü fiziksel, cinsel ve duygusal istismardan uzak olmalıdır. UNFPA, bu doğrultuda, Türkiye’de de, kadın ve kız çocuklarının insan haklarının korunması, geliştirilmesi, tüm bireyler için üreme sağlığının iyileştirilmesi, üreme sağlığı haklarının yaygınlaştırılması, bu alanlarda ihtiyaç duyulan ekonomik ve sosyal politikaların oluşturulabilmesine yönelik veri ve bilgi ihtiyacının karşılanması için çalışmaktadır.

Hem dünyada hem de Türkiye’de toplumsal yara haline gelen konulara eğilen araştırmalara destek veren UNFPA bu sayede kamuoyunun dikkatini bu alanlara çekerek önlem alınması ve politika oluşturulmasında önemli çalışmalara imza atmıştır.

UNFPA bu çerçevede 2005 yılından itibaren hem Dünya’da hem de Türkiye’de ciddi sorun haline gelmiş konuları işaret eden alanlarda araştırmalara imza atmış ve atmaya devam etmektedir. 2005 yılında “Türkiye’de Namus Cinayetlerinin Dinamikleri”, 2006 yılında “Medya ve Kadına Yönelik Şiddet”, 2007 yılında “Türkiye’de Gençlerin Cinsel ve Üreme Sağlık Araştırması” raporları kamuoyunda ses getirmiş ve bu alanlarda politikaların oluşturulmasında önemli roller üstlenmiştir.

Nar Taneleri: Güçlü Genç Kadınlar, Mutlu Yarınlar

Boyner Holding ve Grup Şirketleri Türkiye’de yetiştirme yurdundaki genç kadınlara yeni bir olanak sunuyor, güçlenmeleri ve istihdama katılımlarını kolaylaştırıcı bir çalışma başlatıyor

Nar Taneleri Projesi her yıl gelişerek 2013 yılı sonuna kadar 5 yıl boyunca sürecek

Bugüne kadar kadının sosyo-ekonomik konumunu yükseltmeye yönelik çalışmalara, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve demokratik katılımına ve kültür-sanat etkinliklerinin yaygınlaştırılması ve desteklenmesine yönelik çalışmalar içerisinde yer alan Boyner Holding ve Grup Şirketleri, Nar Taneleri projesi ile yeni bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor.

Nar Taneleri projesi; 18–24 yaş arası yetiştirme yurtlarında yetişmiş genç kadınların, mesleki becerilerinin geliştirilerek işgücü piyasasına katılımlarının desteklenmesini, cinsiyete dayalı ayrımcılıktan kaynaklanan sorunlarının çözümüne katkı sunulmasını ve mentorlük (ablalık) sistemini de işleterek sosyo-ekonomik açıdan yol göstericilerle birlikte yetiştirilmelerini amaçlamaktadır.

Proje, 2009–2013 yılları arasında Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Boyner Holding ve Grup Şirketlerinin önderliğinde, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) ortaklığı, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR ) işbirliği ve Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü desteği, konu ile ilgili kadın, gençlik ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile yürütülecektir.

Projenin lansmanıyla birlikte başlayacak ve 2013 yılına kadar 5 yıl boyunca sürecek olan Nar Taneleri projesinin, tüm kamuoyunun da desteğiyle giderek kapsamı genişleyen, zamanla daha çok genç kadına ulaşan bir hale gelmesi amaçlanıyor.

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu’nun da desteklediği proje genç kadınların yeni hayatlarına en iyi şekilde hazırlanmaları için yeni ortamlar, olanaklar ve danışmanlıklar sağlayacak.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu işbirliği ile oluşturulan “Yönetim Kadının da hakkıdır” bildirgesi Türk iş dünyası başta olmak üzere, sivil toplum, akademik çevre, kamu kurum ve kuruluşlarının da katılımıyla 2 Mart 2009 tarihinde Sait Halim Paşa Yalısı’nda düzenlenen bir Gala Yemeği ile imzalanmıştır.

Dünya Kadınlar Günü 8 Mart haftası imzalanan bildiri, rekabette bir adım öne çıkabilmek için yönetimde söz sahibinin yetenek olduğunu ve yeteneğinde cinsiyetinin olmadığını gündeme taşımayı hedeflemektedir.

Gala gecesinde iş dünyası başta olmak üzere, sivil toplum, akademik çevre, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri; Türkiye'nin daha fazla demokratikleşmesi; sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirebilmesi; insan haklarına saygılı ve farklılıkların katma değerini iyi kullanabilen bir işgücü oluşturması için yönetimde kadın erkek eşitliğinin önemli olduğuna inançlarını konuşmaları ve bildirgeyi imzalamaları ile göstermişlerdir.

Yönetim Kadının da Hakkıdır Bildirgesi için tıklayınız!...

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAKİ İNANÇ TEMELLİ TOPLULUKLAR ANNE ÖLÜMLERİ, HIV/AIDS, KADINA KARŞI ŞİDDETLE VE YOKSULLUKLA MÜCADELE ETMEK İÇİN BİRARAYA GELDİLER...

Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren 75’in üzerinde Hindu, Budist, Sih, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman toplulukların dini lider ve temsilcileri;  anne ölümleri, HIV/AIDS, kadına karşı şiddet ve yoksullukla mücadele için inançlararası global bir ağ oluşturuyorlar.

Birleşmiş Milletler Nufüs Fonu (UNFPA) tarafından İstanbul’da düzenlenen İnanç Temelli Topluluklar Global Forumu’nda bir araya gelen 100’ü aşkın ülkenin 400’e yakın temsilcisi 2 gün boyunca işbirliği konusunu ele aldı.

Afrika, Arap Bölgesi, Asya ve Pasifik, Doğu Avrupa, Latin Amerika ve Karayipler’den dini liderler ile inanç temelli topluluk temsilcilerinin katıldığı toplantıda, kadına yönelik şiddet, gençlik ve göç konuları ile İnançlararası Ağ’ın ilkeleri üzerine fikir birliğine ulaşıldı ve  “Nüfus ve Kalkınma Ağı” hayata geçirildi.

Foruma katılan liderler “İnsani koşulları iyileştirmek, bireylerin, özellikle kadın ve gençlerin haklarını korumaları için birlikte çalışıp, güçlerimizi birleştireceğiz.” taahhüdünde bulundu. Bu amaç için deneyimlerini de paylaşacaklarını belirten liderler, ortak bir hedef olarak tüm insanların insan haklarını ve haysiyetini koruyacaklarını kabul ettiler.

 

“Bizler İstanbul’da ortak bir hedefe ulaşmak ve ortak bir mücadeleyi tartışmak üzere toplandık” diyen Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA İcra Direktörü Thoraya Ahmed Obaid, “Her gebeliğin, istenilen her doğumun, güvenli, her gencin HIV’den korunmuş olması ve her kız çocuğuna ve kadına haysiyet ve saygıyla yaklaşılmasını sağlamak için nasıl birlikte çalışabiliriz sorusunun yanıtını aradık.Öğrendiğimiz en önemli nokta; dini geleneklerin ve öğretilerin, tartıştığımız konularda ilerlemek için alacağımız önlemlere odaklanmayı sağlayabileceği ve sorunların temel nedenlerini gösterebileceğidir. Anne sağlığının iyileştirilmesi, kadınların yetkilendirilmesinin desteklenmesi, HIV-AIDS’in göz önüne alınması, gençler ve göçmenlerin karşılaştığı zorluklar, kadına yönelik şiddetle başa çıkma ve krizlerden etkilenenlere destek verme özellikle odaklanacağımız noktalardır” dedi.

“İnançlararası Ağın” oluşmasını sağlayan Global Forum’un açılışına Diyanet İşleri Başkanlığı’nı temsilen katılan İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı günümüzün sorunlarının dinlerin gücü olmadan çözülemeyeceğini belirterek dini liderlerin birçok toplumsal problemin çözümünde önemli bir rol oynadığını anladığı için Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nu kutladı.

Global Forum’un kapanışında bir konuşma yapan UNFPA İcra Direktörü Obaid “Her ne kadar farklı inançlar, farklı bölgelerden gelip, farklı deneyimlere sahip olsak da, merhamet, hoşgörü, farklılıklara saygı gösterme ve hizmet ettiğimiz insanların hayatlarını iyileştime tutkusu konusunda ortak değerlere sahip olduğumuzu öğrendik.” dedi.

İstanbul Global Forumu’ndaki birçok temsilci, somut sonuçlar elde edilebilmesi  için bu ağ üyelerinin dini liderler, politika yapıcılar, laik sivil toplum arasında  köprü oluşturması gerektiğini söyledi. Foruma katılan liderler, bu ağın üyelerinin ulusal, bölgesel ve global seviyede iletişim kurmaları, eşit ortaklar olarak muamele görmeleri, kendi inanç ve faaliyetleriyle sorunlara çözüm bulmaları gerektiğini kaydettiler. Güçlü ülke ve bölge ittifakları, ağ içi etkili iletişim ve ortak eylemler için gerekli yapı taşlarını oluşturacaktır.

Forumun son gününde Global Nüfus ve Kalkınma Ağı Üyeleri aşağıdaki kararları aldılar;

Bizler İnançlararası Global Nüfus ve Kalkınma Ağı Üyeleri olarak,

Tüm İnançların, insanların, kadın ve erkeklerin, gençlerin ve yaşlıların insan haklarını ve haysiyetlerini koruma ortak hedefini paylaşamaları ilkesini benimseyeceğini

İnsani koşulların iyileştirilmesi, bireylerin, özellikle kadınların ve gençlerin haklarını korumaları için birlikte çalışıp, güçlerimizi birleştireceğimizi

Deneyimlerimizi paylaşıp, birbirimizden ders alacağımızı

UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) ve diğer Birleşmiş Milletler temsilciliklerinin destekleyici olacağını ve tüm İnanç Temelli Örgüt ortaklarının bu Ağı sahipleneceğini

Global Ağ’ın UNFPA ülke ofisleri ve diğer ortakları tarafından desteklenen güçlü bölgesel ve ulusal ağlar üzerine kurulduğunu,

İlerlemek için UNFPA’in bölge ofislerinin, İnanç Temelli Örgütlerin bölgedeki temsilcilerini belirlemek üzere bölgesel foruma katılan İnanç Temelli Örgütler ile arada bir köprü oluşturacağını,

Global Ağ’ın üyeleri ile Ağ’ın çalışma şekli ve ilerleme önergesinin düzenlenmesi için çalışacağımızı

taahhüt ederiz.

Daha fazla bilgi için:
Meltem Ağduk – UNFPA Türkiye:  533-443 51 29 / 312-454 10 68;

Nezih Tavlaş – UNFPA Türkiye:   506 764 39 89;

 

2006 yılında başlayan Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Polisin Rolü ve Uygulanacak Prosedürler Eğitimi sona yaklaşıyor.

2006 yılında İçişleri Bakanlığı ile Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün başlattığı, UNFPA’in teknik ve Mali Destek verdiği eğitim projesinde birbuçuk yıl içinde yetiştirilen 270 eğitimci, Şubat 2008’den bugüne kadar tüm Türkiye’de polis merkezlerinde çalışan 35.000 polise eğitim vermişlerdir. Eğitimlerde yılsonuna kadar 40.000 polise ulaşılması hedeflenmektedir. Alan eğitimleri sürerken eğitimcilerin 120si eğitim değerlendirmesine alınmıştır. İlk değerlendirme Mayıs 2008’de yapılmıştır. 5-15 Ekim 2008 tarihlerinde de ikinci değerlendirme yapılacaktır. Yılsonuna kadar en az 8 ilde polis merkezi değerlendirmeleri de yapılacaktır.

 

Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu’nun teknik, Avrupa Birliği'nin mali desteği ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonu ile hazırlanan Kadın Sığınmaevleri Projesi çerçevesinde 8 ilde kadın sığınma evi açılacak.

"Kadın Sığınma Evleri Projesi"nin açılış töreni 22 Mayıs 2008 tarihinde Ankara Swissotel’de yapıldı.
Törende bir konuşma yapan Proje Koordinatörü Nazik Işık, 11.8 milyon EURO tutarındaki proje uyarınca Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Samsun illerinde kadın sığınma evlerinin açılacağını açıkladı. Işık, Proje’nin “kadınların insan haklarının korunması ve geliştirilmesine katkıda bulunmak ve şiddete uğrayan kadınlara yeterli düzeyde koruma sağlamak üzere, belediyelere kadın sığınma evi kurup işletme konusunda destek verme”yi amaçladığını, Proje kapsamındaki sığınma evlerinin de inşaat ihalesinin sonuçlanmasından sonra 1 yıl içinde tamamlanacağını belirtti.

BM Nüfus Fonu Toplumsal Cinsiyet Programları Ulusal Koordinatörü Meltem Ağduk kadına yönelik şiddet artarken buna karşı mücadelenin aynı hızla artmadığına dikkat çekerek, nüfusu 50 binin üzerindeki belediyelerde kadın sığınma evi açılması gerekirken bunun uygulamaya geçirilemediğini söyledi.

Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu adına konuşan Figen Tunçkanat ise üye devletlerin kadınların şiddete uğramaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduklarını bildirdi.
İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürü Ercan Topaca da kadına yönelik şiddetin insan hakkı ihlali niteliği taşıyan toplumsal bir sorun olduğuna dikkati çekerek projenin çağdaş kadın sığınma evi modelini bununla ilgili kurum ve kuruluşların bilgi ve görgüsüne sunacağını, bunun da diğer belediye ve illere örnek olup çalışmaları hızlandıracağını söyledi.

 

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu “Kadına Karşı Şiddetle Mücadele” konusunda kamu kuruluşlarına teknik ve finansal destek vermeye devam ediyor.

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın birlikte yürüttükleri “Kadına karşı şiddetin önlenmesinde din görevlilerinin rolü ve uygulanacak prosedürler eğitimi” projesine ilişkin ilk çalışmalar 2008 yılının ilk aylarında başladı. Toplumda önemli görevler üstlenmiş olan Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak çalışan birimlerin personelinin kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda bilgilendirilmesi, kurum içinde bu konuya hakim bir grup uzmanın yetiştirilmesi ve Başbakanlık Genelgesi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı kendine düşen görevi gerçekleştirilmesi amacıyla başlanan projede 2008 sonunda Ankara ilini kapsayacak iki pilot uygulama sonrasında proje tüm ülkeye yayılmak yaygınlaştırılacaktır.

Projede;

  • Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını engelleyen geleneksel kabuller,
  • Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet ve (DİB personelinin) Aile İrşat ve Rehberlik Bürolarında görev yapanların yaklaşım tarzları ve gerekli yönlendirmeler,
  • Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti artıran geleneksel kabuller,
  • Şiddet mağdurlarına yaklaşım tarzı,
  • Şiddetle ilgili ulusal (TCK, Medeni Kanun) ve uluslararası yasal mevzuat ve genelgeler, bu konularda çalışma yapan ve görevleri olan diğer kurum ve kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği
  • 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun ve Uygulanması
  • İletişim ve öğretme teknikleri

konularında eğitim verilecektir.

 

Dance4Life International tarafından dünyanın pek çok ülkesinde yürütülen proje artık Türkiye’de…

İlki 2004 yılında, Hollanda, Endonezya ve Güney Afrika’da başlayan  Dance4Life Projesi; 2008 senesinde dünyada toplam üç kıtadan, 20den fazla ülkede yürütülmektedir. 2008 senesinde, Dance4Life Türkiye’de başlatılmıştır.

Bin Yılın Kalkınma Hedeflerinden yola çıkan Dance4Life kampanyası, HIV/AIDS konusunda farkındalığı arttırmak, gençleri bilinçlendirmek ve olumlu hedeflerin gerçekleşmesine destek vermek amacıyla yolculuğuna başlamış; öznesi gençlerden oluşan ilginç bir proje. DANCE4LIFE...kampanya gençlerin becerisini, zekasını enerjileriyle birleştiriyor ve dünya çapında 2004-2014 yılları arasında başarılı bir yolculuğu hedefliyor. Bütün dünyada, bu proje kapsamında bilgilenip; kendi çevrelerinde ve okullarında farkındalık yaratan “Değişim Ajanı” gençlerin sayısının, 2014 yılında 1.000.000 olması hedefleniyor.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun yürüttüğü Dance4Life Projesi, 2008 yılında Türkiye Eğitim Derneği Kolejleri Vakfı bünyesindeki Ankara, Polatlı ve İstanbul TED Kolejlerinde uygulamaya geçecek.

17 Eylül 2008 tarihinde, Ankara TED Kolej’inde yapılan ilk Proje Tanıtımı ziyaretinde (Heart Connection Tour) toplam 190 öğrenciye ulaşılmıştır. İstanbul ve Polatlı’da yapılacak olan ziyaretler ise Ekim ve Kasım Ayları boyunca devam edecektir. Bu ziyaretlerden sonra, okullara yapılacak olan Eğitim Gezileri ile ise, gençlere daha çok HIV/AIDS ve Temel Cinsel Sağlık Üreme Sağlığı Bilgileri verilerek; gençlerin yaşam becerilerini geliştirmeleri amaçlanmaktadır.

 

Daha fazla bilgi için lütfen www.dance4life.com adresini ziyaret ediniz.
16 kişilik Kalp Birleştirici Eğitimcileri, ilk organizasyonda ilki 80 ikincisi 110 olmak üzere toplamda 190 kişiye ulaştı. Polatlı ve İstanbul’daki etkinliklerle beraber Dance4Life projesinin Türkiye ayağı yaklaşık 500 kişiye ulaşacaktır.


kişi sitemizi ziyaret etti
Yazdırılabilir Sayfa Printable Version
Fondo de Poblacion de las Nacionas Unidas   UNFPA Turkiye İletişim Bilgileri Ana Sayfa | Gürcistan | Ermenistan | Azerbaycan